Güneydoğu’da artık mevsimler dört değil, beştir… İlkbahar, yaz, sonbahar, kış ve elektrik kesintisi mevsimi…

Bu cümle bir abartı değil; yıllardır Güneydoğu’da yaşayan milyonlarca insanın ortak gerçeğidir.

Güneydoğu’da artık mevsimler dört değil, beştir… İlkbahar, yaz, sonbahar, kış ve elektrik kesintisi mevsimi…
REKLAM ALANI
Yayınlama: 02.07.2026
465
A+
A-

Her yıl takvimler değişiyor, ürünler değişiyor, sulama sezonu değişiyor; ancak çiftçinin kaderi değişmiyor. Bölgemizde insanlar artık yağmurun ne zaman yağacağını değil, elektriğin ne zaman geleceğini konuşuyor. Çiftçi hava durumuna göre değil, elektrik durumuna göre plan yapıyor. Tarlasına giderken aklındaki en büyük soru, “Bugün elektriğim olacak mı?” sorusudur.
Ne yazık ki yıllardır tarımın gündemi verim, teknoloji ve ihracat değil; elektriktir.

Elektrik artık sadece bir enerji kaynağı değildir. Elektrik; kuyudan çıkan sudur, tarladaki buğdaydır, ahırdaki sağım sistemidir, sütü soğutan tanktır, yem karma makinesidir, küçük esnafın kepengidir, öğrencinin ışığıdır ve evinde oksijen cihazı ya da başka elektrikli tıbbi cihazlara bağlı yaşayan hastaların nefesidir.
Elektrik kesildiğinde yalnızca lambalar sönmüyor. Üretim duruyor, hayvancılık zarar görüyor, esnaf ekonomik kayıplar yaşıyor, öğrenciler etkileniyor, hastalar endişeleniyor ve en acısı, üreten insanın umudu biraz daha eksiliyor.
Derik’ten yükselen bu ses yalnızca Derik’in sesi değildir. Bu ses; Güneydoğu’da alın teriyle üretim yapan tüm çiftçilerin ortak sesidir. Türkiye’nin tahıl ambarı olan bu bereketli topraklar, elektrik sorunlarıyla değil üretim ve verimliliğiyle anılmalıdır.
Çiftçilerimiz bugün yüksek üretim maliyetleri, enerji giderleri ve ağırlaşan borç yükü altında üretmeye çalışmaktadır. Hiç kimse borcunu ödememeyi savunmuyor, hiç kimse elektriğin karşılıksız verilmesini istemiyor. Ancak üreticinin ödeme gücü, bölgenin üretim şartları ve tarımın stratejik önemi de mutlaka dikkate alınmalıdır. Çünkü üretmeyen çiftçi borcunu da ödeyemez; üretemeyen çiftçi ise toprağını terk etmek zorunda kalır.
Elektrik sorunu sadece tarımı etkilemiyor. Hayvancılık işletmelerinde sağım sistemleri ve süt soğutma tankları çalışamıyor, küçük esnaf zarar görüyor, kırsalda yaşam zorlaşıyor. Elektrikle çalışan tıbbi cihazlara bağlı hastalar ve aileleri her kesintiyi büyük bir kaygıyla karşılıyor. Elektrik, bu insanlar için bir konfor değil, yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır.
Bugün gençler neden köylerini terk ediyor diye soruyoruz.

Bunun cevaplarından biri de üretimin her geçen gün daha zor hâle gelmesidir. Gençler belirsizlik değil güven, engel değil destek görmek istiyor. Üretimin geleceği, kırsalda yaşayan insanların geleceğiyle doğrudan bağlantılıdır.
Derik Ziraat Odası olarak amacımız herhangi bir kurumla polemik yaşamak değil, yıllardır çözülemeyen sorunlara kalıcı çözümler üretilmesini sağlamaktır. Tarımsal sulamada kullanılan elektrik için üreticiyi koruyacak sürdürülebilir politikalar oluşturulmalı, sulama sezonlarında altyapı güçlendirilmeli, üreticilerin ödeme gücü dikkate alınarak adil çözümler geliştirilmeli ve güneş enerjili sulama sistemleri daha güçlü şekilde desteklenmelidir. Enerji dağıtım şirketleri, ilgili bakanlıklar, ziraat odaları ve üretici temsilcileri ortak bir çözüm masasında buluşmalıdır.

Çünkü mesele sadece elektrik değildir. Mesele üretimdir. Mesele gıda güvenliğidir. Mesele hayvancılıktır. Mesele kırsal kalkınmadır. Mesele gençlerin toprağını terk etmemesidir. Mesele Türkiye’nin geleceğidir.
Biz istiyoruz ki Güneydoğu artık elektrik kesintileriyle değil, bereketiyle anılsın. Çiftçi elektriği değil hasadı konuşsun. Besici kesintiyi değil üretimini konuşsun. Esnaf zararını değil kazancını konuşsun. Çocuklarımız karanlığı değil geleceği konuşsun.
Unutulmamalıdır ki çiftçinin elektriği kesildiğinde yalnızca tarladaki motor susmaz; Türkiye’nin üretimi de sessizleşir.
Güneydoğu yalnızca elektrik istemiyor… Güneydoğu üretmek istiyor.

Derik Ziraat Odası olarak üreticimizin, besicimizin, esnafımızın ve vatandaşımızın sesi olmaya devam edeceğiz. Çağrımız; çatışmanın değil, çözümün; umutsuzluğun değil, üretimin; belirsizliğin değil, planlı ve sürdürülebilir bir enerji politikasının çağrısıdır. Çünkü bu ülkenin sofralarına ulaşan her lokmanın temelinde, bu topraklarda alın teri döken üreticilerin emeği vardır.Bölgemizin anlamlı deyimiyle idi bese

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

DERİK ZİRAAT ODASI BAŞKANLIĞI

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.